Türkiye’de emeklilik döneminde yaşanan gelir kaybını azaltmak amacıyla yeni bir model gündeme geldi. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) adı verilen bu yapı sayesinde çalışanların yalnızca SGK emekli maaşına bağlı kalmadan ikinci bir gelir elde etmesi hedefleniyor. Hükümetin üzerinde çalıştığı modelde çalışan, işveren ve devlet katkılarıyla oluşturulacak bir fon sistemi kurulacak ve biriken tasarruflar uzun vadeli yatırımlarda değerlendirilerek emeklilik döneminde düzenli gelir olarak geri ödenecek.
Yeni sistemin kamu ve özel sektör ayrımı yapılmadan geniş bir çalışan kitlesini kapsaması planlanıyor. Memurların da dahil edilmesi öngörülen modelin 2026 yılı içerisinde yasalaşarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Nedir
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, çalışanların emeklilik döneminde gelirlerini artırmayı amaçlayan fon esaslı bir tasarruf modeli olarak tanımlanıyor. Bu modelde çalışanların maaşından belirli bir oran kesinti yapılırken işveren de aynı oranda katkı sağlayacak. Devlet ise yapılan katkıya ek destek vererek birikimin büyümesine katkıda bulunacak.
Sistemde toplanan fonlar profesyonel portföy yöneticileri tarafından yönetilecek ve uzun vadeli yatırım araçlarında değerlendirilecek. Böylece çalışanların aktif çalışma döneminde biriktirdiği tasarruflar emeklilik döneminde SGK maaşına ek olarak ikinci bir gelir kaynağı oluşturacak.
TES’te Maaşlardan Ne Kadar Kesinti Yapılacak
Planlanan modele göre sistem üçlü katkı yapısı üzerine kurulacak. Bu kapsamda:
Çalışandan: yüzde 3 katkı
İşverenden: yüzde 3 katkı
Devletten: yüzde 30 katkı
şeklinde bir finansman modeli uygulanması öngörülüyor. Bu katkıların uzun vadeli yatırımlarla büyütülmesi ve emeklilik döneminde önemli bir birikime dönüşmesi hedefleniyor.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Ne Zaman Başlayacak
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi için hazırlanan düzenlemenin 2026 yılı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması bekleniyor. Yasal sürecin tamamlanmasının ardından sistemin kademeli şekilde yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Uzmanlara göre bu model yalnızca emeklilik gelirlerini artırmayı değil aynı zamanda Türkiye’de tasarruf oranlarının yükselmesini de amaçlıyor.
TES’e Katılım Zorunlu Olabilir
Yeni sistemin mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi’nden önemli farkları bulunuyor. En dikkat çekici başlıklardan biri katılımın zorunlu olma ihtimali.
BES’te çalışanlar sisteme girdikten sonra iki ay içinde cayma hakkını kullanabiliyor. Ancak TES modelinde bu hakkın bulunmayabileceği ve çalışanların sistemde en az 10 yıl kalmasının planlandığı ifade ediliyor.
Memurlar da Sistem Kapsamında Olacak
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi yalnızca özel sektör çalışanlarını değil kamu çalışanlarını da kapsayacak şekilde tasarlanıyor. Polis, öğretmen, doktor ve diğer kamu görevlileri de sistem kapsamında yer alacak.
Kamu çalışanları için işveren payını devlet karşılayacak ve devlet katkısı yine yüzde 30 oranında uygulanacak.
İş Değiştirenlerin Birikimi Kaybolmayacak
TES kapsamında oluşturulan tasarruflar çalışana bağlı olacak. Bu nedenle iş değiştiren çalışanların birikimleri kaybolmayacak ve yeni iş yerine aktarılabilecek.
Uzun süre aynı iş yerinde çalışanlar için ise ek avantajlar sağlanması planlanıyor. Bu sayede çalışanların sistemde kalma süresinin artırılması hedefleniyor.
TES ile BES Arasındaki Farklar
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ile Bireysel Emeklilik Sistemi bazı yönlerden farklılık gösteriyor.
TES’te işveren katkısı bulunurken BES’te böyle bir katkı yer almıyor. Ayrıca devlet katkısı TES’te yüzde 30 seviyesinde planlanırken BES’te bu oran yüzde 20 olarak uygulanıyor.
Yeni sistemin temel amacı, emeklilik döneminde SGK maaşına ek olarak ikinci bir gelir sağlayarak çalışanların yaşam standartlarını korumak.
Uzmanlara göre TES modeli hayata geçtiğinde hem emeklilerin gelir seviyesini artıracak hem de Türkiye ekonomisinde uzun vadeli tasarrufların artmasına katkı sağlayacak.